Mersin Barosu ile TÜBAKKOM, Türk Medeni Kanunu’nun kabulünün 100. yılı dolayısıyla ortak bir açıklama yayımladı. Açıklamada, 1926’da kabul edilen Türk Medeni Kanunu’nun yalnızca bir hukuk metni değil, Cumhuriyet’in ilanı kadar köklü bir toplumsal dönüşümün simgesi olduğu vurgulandı.
Baro açıklamasında, kanunla birlikte tek taraflı boşanma ve çok eşliliğin sona erdiği, kadınların evlilik içinde eşit haklara sahip bireyler olarak tanındığı, miras ve mülkiyet haklarında eşitliğin güvence altına alındığı hatırlatıldı. Bu kazanımların, Cumhuriyet’in iradesiyle ve kadınların yıllara yayılan hak mücadelesiyle hukuk sistemine yerleştiği ifade edildi.
Açıklamada, aradan geçen yüz yıla rağmen aile hukukunda eşitliği zedeleyen uygulamaların sürdüğüne de dikkat çekildi. Nafaka, mal rejimi, velayet ve boşanma süreçlerinde yaşanan hak kayıplarının yanı sıra, aile hukukunda zorunlu arabuluculuk girişimlerinin kadınların kazanılmış haklarını tehdit ettiği kaydedildi. Bu tartışmaların Türk Medeni Kanunu’nun ruhuna ve hukuk devleti ilkesine aykırı olduğu belirtildi.
Mersin Barosu ve TÜBAKKOM, kadınların yüz yıllık eşitlik mücadelesini sürdürme kararlılığını yineleyerek, kanunun eşitlikçi biçimde uygulanmasının sağlanması ve çağın ihtiyaçlarına uygun şekilde geliştirilmesi gerektiğini vurguladı. Ayrıca İstanbul Sözleşmesi’nin yeniden hayata geçirilmesi, kadınların medeni, ekonomik ve yaşamsal haklarını koruyacak yargısal ve idari mekanizmaların güçlendirilmesi çağrısında bulunuldu.
Açıklamanın sonunda başta Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, Cumhuriyet’in eşit yurttaşlık temelli kurucu felsefesini oluşturanlar saygı ve özlemle anıldı.

