Türkiye’nin ilk şehir hastanesi olma niteliğini taşıyan Mersin Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi, açıldığı günden bu yana artan sağlık ihtiyacına kesintisiz yanıt vererek yalnızca Mersin’in değil, çevre illerin de sağlık yükünü üstlenen önemli merkezlerden biri haline geldi. Hastanenin hizmete girmesinin ardından geçen 9 yılda toplam 21 milyon 507 bin 157 muayene gerçekleştirildi. Ulaşılan bu tablo, hasta yoğunluğunun yanı sıra hastanenin erişilebilir, sürdürülebilir ve nitelikli sağlık hizmeti sunma kapasitesini de ortaya koydu. Artan başvuru sayılarına rağmen hizmette aksama yaşanmaması için altyapı ve hizmet kapasitesinin sürekli güçlendirildiği belirtildi.
2025’te 3 milyon 280 bin başvuru
Hastaneye 2025 yılı boyunca; acil servise 910 bin 316, polikliniklere 2 milyon 370 bin 054 olmak üzere toplam 3 milyon 280 bin 370 başvuru yapıldı. Aynı yıl içinde hizmet çeşitliliğini artırmaya yönelik yatırımların da devreye alındığı kaydedildi. Bu kapsamda çocuk ve gençlerin ruh sağlığını desteklemek amacıyla Çocuk ve Genç Ruh Sağlığı Merkezi (ÇÖZGEM) hizmete açıldı. Görüntüleme kapasitesini artırmak için 3. MR cihazı vatandaşların kullanımına sunuldu. Ayrıca İnfertilite, Üroonkoloji ve Androloji polikliniklerinin devreye alınmasıyla üreme sağlığı ve erkek sağlığı alanlarında hizmet yelpazesi genişletildi. Uzun süreli tedavi gerektiren hastalar için Kronik Yara ve Diyabetik Ayak Ünitesi ile süreçlerin güçlendirildiği; şehit ve gazi yakınlarının sağlık hizmetlerine daha hızlı erişimi için de Şehit ve Gazi Yakınları İçin Başvuru Noktası oluşturulduğu bildirildi.
78 binin üzerinde ameliyat, 7 bin 802 doğum
Hastanede 2025 Ocak–Kasım döneminde toplam 78 bin 255 ameliyat gerçekleştirildi. Aynı dönemde 7 bin 802 canlı doğumun da hastanede güvenli doğum hizmetleri kapsamında gerçekleştiği açıklandı. Veriler, Mersin Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin bölge için güçlü bir sağlık üssü konumunu sürdürdüğünü ortaya koydu.
“Önceliğimiz güvenli, zamanında ve nitelikli hizmet”
Hastane Başhekimi Prof. Dr. Mehmet Ballı, muayene ve başvuru sayılarının tek başına bir başarı ölçütü olmadığını vurgulayarak, “Önceliğimiz vatandaşlarımızın sağlık hizmetine güvenli, zamanında ve nitelikli şekilde ulaşabilmesidir. Artan sağlık ihtiyacına karşı hizmetin sürdürülebilirliğini sağlamak amacıyla altyapımızı, teknolojik donanımımızı ve insan kaynağımızı sürekli güçlendiriyoruz” ifadelerini kullandı.
Ballı, Sağlık Bilimleri Üniversitesi iş birliğiyle eğitim ve araştırma faaliyetlerinin sürdüğünü belirterek hastanede 14 branşta aktif eğitim kliniği bulunduğunu kaydetti. Eğitim faaliyetlerinin; Pediatri, Kalp Damar Cerrahisi, Genel Cerrahi, Kadın Hastalıkları ve Doğum, Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı, Anesteziyoloji ve Reanimasyon, Üroloji, Acil Tıp, Ortopedi ve Travmatoloji, Göz Hastalıkları, Jinekolojik Onkoloji, Kardiyoloji, Radyasyon Onkolojisi ve İç Hastalıkları alanlarında devam ettiğini aktardı.
“Açtığımız hiçbir kadro boş kalmıyor”
Akademik kadroya ilişkin bilgiler de paylaşan Ballı, Sağlık Bilimleri Üniversitesi kadrosunda 4 profesör, 12 doçent ve 3 doktor öğretim üyesi olmak üzere 19 akademisyen, Sağlık Bakanlığı kadrosunda ise 22 doçent ve 5 başasistan olmak üzere 27 akademisyen bulunduğunu belirtti. Hastanedeki toplam eğitici sayısının 46, uzmanlık öğrencisi (asistan) sayısının ise 166 olduğunu ifade eden Ballı, “Açtığımız kadroların hiçbirinin boş kalmaması, hastanemizin eğitim açısından da tercih edildiğini göstermektedir… Hem hizmet sunan hem de geleceğin uzman hekimlerini yetiştiren bir eğitim hastanesiyiz” dedi.
Başhekim Ballı, açıklamasını yeni yıl mesajıyla tamamlayarak, 2026’da da nitelikli, güvenli ve erişilebilir sağlık hizmeti sunmak için aynı kararlılıkla çalışacaklarını belirtti.

