Mersin Barosu, NATO ve uluslararası güvenlik politikalarını protesto eden Enes Deniz Pazar’ın gözaltı sürecinde işkence ve kötü muameleye maruz kaldığı iddiaları üzerine, sorumluluğu bulunduğu öne sürülen kolluk görevlileri ile görevini ihmal ettiği değerlendirilen hekim hakkında Mersin Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulundu.
Mersin’de NATO ve uluslararası güvenlik politikalarını protesto eden Enes Deniz Pazar’ın gözaltı sürecinde işkence ve kötü muameleye maruz kaldığı iddiaları üzerine Mersin Barosu harekete geçti. Baro Başkanlığı, olayda sorumluluğu bulunduğu iddia edilen kolluk görevlileri ile görevini gereği gibi yerine getirmediği değerlendirilen hekim hakkında Mersin Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulundu.

Mersin Adliyesi bahçesinde konuya ilişkin basın açıklaması düzenlendi. Açıklamaya Mersin Barosu yönetim kurulu üyeleri, Mersin Barosu İnsan Hakları Merkezi, Çağdaş Hukukçular Derneği Mersin Şubesi, Özgürlükçü Hukukçular Derneği Mersin Şubesi, İnsan Hakları Derneği Mersin Şubesi ve Halkevleri temsilcileri katıldı.
“Orantısız güç kullanıldığı ve ters kelepçe uygulandığı iddia edildi”
Basın açıklamasını yapan Mersin Barosu Başkan Yardımcısı Av. Kazım Yüksel, Enes Deniz Pazar’ın NATO ve uluslararası güvenlik politikalarını protesto etmek amacıyla toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkını kullandığı sırada gözaltına alındığını belirtti.
Pazar’ın gözaltı işlemi sırasında kolluk görevlilerince orantısız güç kullanıldığı, ters kelepçe uygulandığı ve gözaltı sürecinde işkence ile kötü muameleye maruz kaldığı yönündeki iddialar üzerine Mersin Barosu tarafından inceleme başlatıldığını ifade eden Yüksel, sürece ilişkin başvurunun Pazar’ın müdafileri Av. Behiye Çetin ve Av. Ezgi Özkan tarafından yapıldığını aktardı.
İddialar resmi kayıtlara geçirildi
Başvurunun ayrıntılarını paylaşan Yüksel, Enes Deniz Pazar’ın 8 Temmuz 2026 tarihinde Mersin İl Emniyet Müdürlüğü Güvenlik Şube Müdürlüğü görevlilerince; 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’na muhalefet, görevi yaptırmamak için direnme ve Cumhurbaşkanına hakaret suçlamaları kapsamında gözaltına alındığının bildirildiğini söyledi.
Başvuruda, gözaltı sırasında orantısız güç kullanıldığı ve ters kelepçe uygulandığının öne sürüldüğünü kaydeden Yüksel, 9 Temmuz 2026 tarihinde Güvenlik Şube Müdürlüğündeki ifade işlemlerinin ardından Pazar’ın Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü nezarethanesine götürüldüğünü ve burada da işkence ile kötü muameleye maruz kaldığının iddia edildiğini belirtti.
Yüksel, müdafilerin gözlemlerinin tutanak altına alındığını, Pazar’ın savcılık ifadesi ve sulh ceza hâkimliği sorgusunda da iddialarını ayrıntılı şekilde dile getirdiğini söyledi.
Baro İnsan Hakları Merkezi cezaevinde ziyaret etti
Mersin Barosu İnsan Hakları Merkezi’nin Pazar’ı tutuklu bulunduğu ceza infaz kurumunda ziyaret ettiğini belirten Yüksel, işkence ve kötü muamele iddialarına ilişkin beyanların alındığını, fiziksel ve psikolojik durumuna yönelik tespitlerin de raporlaştırıldığını ifade etti.
Yüksel’in aktardığına göre Pazar, ceza infaz kurumuna sevki sırasında vücudundaki yaralanmaların belirgin olması nedeniyle cezaevi personeli tarafından ilk aşamada kabul edilmediğini, ıslak imzalı doktor raporu talep edilmesi üzerine bir süre kolluk görevlileriyle araçta bekletildiğini ve gerekli raporun alınmasının ardından cezaevine kabul edildiğini beyan etti.
Pazar ayrıca düzenli kullanması gereken ilaçların kendisine zamanında verilmediğini ve yaklaşık 30 kişilik kapasiteye sahip olduğunu belirttiği koğuşta 70 kişinin kaldığını ileri sürdü.
Kolluk görevlileri ve hekim hakkında suç duyurusu
Mersin Barosu Başkanlığı tarafından yapılan inceleme ve elde edilen bilgiler doğrultusunda, işkence ve kötü muamele yasağını ihlal ettiği iddia edilen kolluk görevlileri ile görevini gereği gibi yerine getirmediği değerlendirilen hekim hakkında Mersin Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğu açıklandı.
“Yasal sürecin sonuna kadar takipçisi olacağız”
Mersin Barosu Başkan Yardımcısı Av. Kazım Yüksel, işkence ve kötü muamele yasağının Anayasa’nın 17. maddesi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 3. maddesi ve Birleşmiş Milletler İşkenceye Karşı Sözleşmesi kapsamında güvence altında olduğunu vurguladı.
Yüksel,
“Hiçbir koşulda işkence ve kötü muamele meşru görülemez ve cezasız bırakılamaz. Barışçıl toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkının kullanılması da Anayasa ve uluslararası insan hakları sözleşmeleriyle güvence altına alınmış temel hak ve özgürlüklerdendir”
dedi.
Mersin Barosu ve Mersin Barosu İnsan Hakları Merkezi olarak iddiaların etkin, bağımsız ve tarafsız biçimde soruşturulmasının takipçisi olacaklarını belirten Yüksel, kişi hak ve özgürlüklerinin korunması ve hukuk devleti ilkesinin yaşama geçirilmesi adına yasal süreci sonuna kadar takip edeceklerini ifade etti.

