Mersin Tekstil Konfeksiyon ve Sanayiciler Derneği Başkanı ve iş insanı Ekrem Sağlam, tekstil sektörünün son dönemde yaşadığı ciddi sıkıntıları ve olası sonuçlarını dile getirdi. Sağlam, özellikle son 2,5 yılda artan işçilik maliyetleri ve kur farkının sektörde büyük bir darboğaza yol açtığını belirterek, acil önlemler alınmaması halinde sosyal ve ekonomik patlamaların yaşanabileceği uyarısında bulundu.
Sektördeki Düşüş ve İstihdam Kaybı
Ekrem SaÄŸlam’ın verdiÄŸi bilgilere göre, Türkiye’nin sosyoekonomik kalkınmasında önemli bir yere sahip olan tekstil sektörü, son yıllarda ciddi bir gerileme yaşıyor. 2022 yılında 21.2 milyar dolar olan ihracat, 2024’e gelindiÄŸinde 17.9 milyar dolara düşerek 3.3 milyar dolarlık bir kayıp yaÅŸandı. Bu düşüş, sektörün dış ticarette 19.6 milyar dolarlık artı deÄŸer üretmesine raÄŸmen gerçekleÅŸti.
İstihdam tarafında da durum iç açıcı deÄŸil. 2022’de 1.2 milyon kiÅŸi olan toplam istihdam sayısı, 316 bin kiÅŸilik bir iÅŸ kaybıyla 903 bine geriledi. SaÄŸlam, bu kaybın Türkiye’deki sanayide çalışan iÅŸ gücünün dörtte birine denk geldiÄŸini ve sektörde çalışanların %55’inin kadın olduÄŸunu vurgulayarak, kadın istihdamı açısından tekstilin önemine dikkat çekti.
Maliyet Artışları ve Rekabet Gücü Kaybı
SaÄŸlam, sektördeki bu gerilemenin temel nedenini son 2,5 yılda yaÅŸanan maliyet artışları ve kur farkı olarak gösterdi. İşçilik maliyetlerinin (maaÅŸ ve sigorta) %420 oranında arttığını, buna karşılık kur artışının sadece %174’te kaldığını belirten SaÄŸlam bu durumun ihracatçıların rekabet gücünü ortadan kaldırdığını ifade etti. İç piyasada faaliyet gösteren firmaların maliyet artışlarını ürün fiyatlarına yansıtabildiÄŸini, ancak ihracatçıların dünya pazarlarında fiyat artırma ÅŸansının olmadığını dile getirdi.
Alternatif Pazarlar ve Yeni Rakipler
Türkiye’nin tekstil sektöründeki rakiplerinin arttığını ve maliyet avantajı sunan ülkelerin öne çıktığını belirten SaÄŸlam, Portekiz, Romanya, Macaristan, Mısır, Fas, Tunus gibi ülkelerin yanı sıra özellikle Mısır ve Fas’ın düşük işçilik maliyetleriyle dikkat çektiÄŸini söyledi. Mısır’ın Türkiye’nin dörtte bir maliyetine sahip olduÄŸunu ve Amerika ile serbest ticaret anlaÅŸması sayesinde vergi avantajı sunduÄŸunu vurguladı. Türk firmalarının bu ülkelere yöneldiÄŸini, ancak farklı coÄŸrafyalarda iÅŸ yapmanın beraberinde getirdiÄŸi zorluklara da dikkat çekti.
Çin’in Avrupa Pazarındaki Etkisi
Ekrem SaÄŸlam, Avrupa pazarında yaÅŸanan talep düşüşünün ve Çin’in agresif e-ticaret stratejisinin de Türkiye’deki tekstil sektörünü olumsuz etkilediÄŸini belirtti. Çin’in zararına ürün satarak Avrupa pazarını ele geçirmeye çalıştığını ve bu durumun Türk ihracatçılarını zor durumda bıraktığını ifade etti.
Acil Çözüm Önerileri: Kısa Çalışma Ödeneği ve Amerika Pazarı
Sağlam, sektörün içinde bulunduğu darboğazdan çıkabilmesi için acil önlemler alınması gerektiğini vurguladı. Özellikle kısa çalışma ödeneğinin yeniden devreye sokulması gerektiğinin altını vurgulayarak çizen Sağlam, ihracatçılara kur farkı ve SGK desteklerinin de artması gerektiğini sözlerine ekledi.
Ayrıca, Amerika BirleÅŸik Devletleri pazarının Türkiye için büyük bir potansiyel taşıdığını ve bu pazara eriÅŸimin kolaylaÅŸtırılması gerektiÄŸini söyledi. Amerika’nın yıllık 101.8 milyar dolarlık tekstil alımına karşılık Türkiye’nin sadece 1.2 milyar dolarlık ihracat yaptığını belirterek, ABD ile Türkiye arasında sektörel vergi oranlarının düşürülmesi ve ticaretin kolaylaÅŸtırılması gerektiÄŸini ifade etti.
Mersin’deki Durum ve Tekstilkent Projesi
Kentte 15 bin kişiye istihdam sağlayan toplam 75 konfeksiyon fabrika sayısının 35’e düştüğünü şu an da ise 6 bin civarında çalışanın işsiz kalma riskiyle karşı karşıya olduğunu belirten Sağlam, bu insanların tekstil konfeksiyon alanında uzmanlaştığını ve başka bir işte çalışmakta zorlanacaklarını vurguladı.
Toroslar Belediyesi’nin gündeminde olan Tekstilkent projesini desteklediÄŸini belirten SaÄŸlam, bu projenin iç piyasaya çalışan birçok arkadaşın daha iyi ÅŸartlarda çalışmasını saÄŸlayacağını söyledi. Ancak projenin güncel ihtiyaçlara göre, sürdürülebilirlik ve yeÅŸil mutabakat ilkeleri doÄŸrultusunda kurgulanması gerektiÄŸini vurguladı.
Ekrem Sağlam, sektörün içinde bulunduğu bu zorlu süreçte merkezi hükümet başta olmak üzere tüm paydaşların elini taşın altına koyması gerektiğini ve acil önlemler alınmaması halinde daha büyük sorunlarla karşılaşılabileceğini yineledi
