Hem Türkiye’nin hem de Mersin’in “hak ettiği şekilde yönetilmediğini” savunan Kocamaz, açıklamalarında ağırlığı Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin ulaşım ve su politikalarına verdi. Kocamaz, kentte artan memnuniyetsizliğin sahaya yansıdığını öne sürerek, su kesintileri ve trafik sorununu “acil çözüm bekleyen iki temel başlık” olarak değerlendirdi.
Genel ekonomik tabloya da değinen Kocamaz, vatandaşın alım gücünün tükenme noktasına geldiğini savunarak; altın, gümüş ve döviz fiyatlarındaki yükselişin çarşı-pazardaki “yangını” körüklediğini, maaş artışlarının ise sorunlara çözüm olmadığını ifade etti.
Dış politika ve güvenlik başlığında ise iktidarın Suriye’deki gelişmeleri “iç siyasete malzeme yaptığını” iddia eden Kocamaz, YPG/SDG’nin çekilmesi söyleminin “başarı gibi sunulduğunu” öne sürerek bunun bir “algı operasyonu” olduğunu söyledi. TBMM’de kurulan komisyonlara ilişkin de eleştirilerde bulunan Kocamaz, bu yapıları “korsan” şeklinde niteleyerek terörle mücadelede yanlış adımlar atıldığını savundu.
“Kerbela” Benzetmesi ve Trafik Vurgusu
Kocamaz, Mersin merkezde günlerce sürdüğünü belirttiği su kesintilerine sert tepki gösterdi. Vatandaşların yaşanan tabloyu “Kerbela” benzetmesiyle anlattığını aktararak, su politikasını eleştirdi.
Ulaşımda ise 2014–2019 döneminde hazırlattıklarını belirttiği Ulaşım Master Planı’nın rafa kaldırıldığını iddia eden Kocamaz, bugün yaşanan trafik sıkışıklığının ana nedenlerinden birinin planlanan 22 katlı kavşağın yapılmaması olduğunu ileri sürdü.
Metro İhalesi Eleştirisi: “Zarar ve Zaman Kaybı”
Kocamaz, Mersin Metro projesi sürecine ilişkin eleştirilerini de sürdürdü. Projenin Bakanlık onayı ve ÇED raporu olmadan ihaleye çıkarıldığını, ardından sürecin Bakanlık tarafından durdurulduğunu hatırlatarak, yaşananları “garabet” olarak tanımladı. Başkan Vahap Seçer’in, “deneyimli bürokratları görevden alıp metro konusunda birikimi olmayan isimleri görevlendirdiğini” öne süren Kocamaz, bunun Mersin’i maddi zarara ve zaman kaybına uğrattığını savundu.
