Mersin’de pazar ve manav tezgâhlarını karpuz, kavun, şeftali, nektarin, erik, üzüm ve incir süslerken tüketiciler de tatlı, olgun ve taze meyveyi seçmenin yollarını araştırıyor. Gıda uzmanlarına göre meyvenin kokusu, ağırlığı, sertliği, sapı ve yüzeyindeki değişiklikler önemli ipuçları veriyor. Ancak özellikle karpuza vurmak gibi yaygın yöntemler tek başına doğru seçim garantisi sunmuyor.
Yaz sıcaklarının etkisini artırdığı Mersin’de serinlemek isteyen vatandaşların en çok tercih ettiği ürünler arasında mevsim meyveleri yer alıyor. Kentte kurulan semt pazarları ile manav ve marketlerde karpuzdan kavuna, şeftaliden üzüme kadar çok sayıda yaz meyvesi satışa sunuluyor.
Tezgâhlardaki ürünlerin birbirine benzemesi ise olgun, tatlı ve taze meyveyi seçmeyi zorlaştırabiliyor. Gıda mühendislerinin gıda güvenliğine ilişkin uyarıları, diyetisyenlerin tüketim önerileri ve deneyimli pazar esnafının yıllardır kullandığı seçim yöntemleri, alışveriş sırasında tüketicilere yol gösteriyor.
Uzmanlar, meyve seçerken yalnızca renge veya büyüklüğe bakılmaması gerektiğini belirtiyor. Meyvenin kokusu, ağırlığı, dokusu, sapının durumu ve üzerinde ezilme ya da küf bulunup bulunmadığı birlikte değerlendirilmeli.

Karpuz seçerken sarı bölgeye bakın
Yaz sofralarının vazgeçilmezlerinden karpuzu kesmeden içinin nasıl olduğunu kesin olarak anlamak mümkün değil. Ancak bazı dış belirtiler olgunluk konusunda fikir verebiliyor.
Karpuzun toprakla temas eden alt bölümündeki lekenin krem veya sarı tonlarında olması, meyvenin tarlada olgunlaşmak için yeterli süre geçirdiğine işaret edebilir. Bu bölümün çok açık, beyaza yakın olması ise karpuzun erken hasat edilmiş olabileceğini gösterebilir.
Aynı büyüklükteki karpuzlar karşılaştırıldığında daha ağır olan karpuz, genellikle daha fazla su içerir. Kabuğun aşırı parlak olmaması, karpuzun şeklinin düzgün olması ve üzerinde derin çatlaklar bulunmaması da dikkat edilmesi gereken özellikler arasında yer alıyor.
Karpuzun üzerine vurulduğunda tok ve boşluğu andıran bir ses çıkması halk arasında olgunluk belirtisi olarak kabul ediliyor. Ancak uzmanlara göre ses yöntemi tek başına yeterli değil. Karpuzun ağırlığı, tarla lekesi ve dış görünümü birlikte değerlendirilmeli.
Karpuz, hasat edildikten sonra şekerlenmeye devam etmediği için olgunluğunu büyük ölçüde dalındayken kazanıyor. Bu nedenle kesildikten sonra tatsız çıkan bir karpuzun bekletilerek tatlanması beklenmemeli.
Kavunun kokusu her zaman yeterli olmayabilir
Kavun seçerken ilk kontrol edilen özelliklerden biri kokusu olsa da yalnızca kokuya göre karar vermek yanıltıcı olabilir. Soğuk ortamda bekletilen kavunlarda koku daha az hissedilebilirken bazı kavun çeşitlerinde doğal olarak daha hafif bir aroma bulunabilir.
Kavunun düzgün şekilli, büyüklüğüne göre ağır ve yüzeyinin sağlam olması öneriliyor. Derin çatlak, küf, çürük veya geniş yumuşak alan bulunan kavunlardan kaçınılmalı.
Sapın bulunduğu bölümün temiz ve düzgün görünmesi, kabuğundaki ağsı yapının belirgin ve dengeli dağılması da bazı kavun çeşitlerinde seçim sırasında yardımcı olabilir. Meyve hafifçe bastırıldığında taş gibi sert olmamalı ancak içine çökecek kadar da yumuşak olmamalı.
Kavun çeşitlerinin olgunlaşma özellikleri birbirinden farklı olabileceği için tek bir yöntemin bütün kavunlarda kesin sonuç vermeyeceği unutulmamalı.

Şeftalinin kırmızı olması tatlı olduğu anlamına gelmiyor
Mersin’de yaz aylarında yoğun ilgi gören meyvelerden biri de şeftali. Ancak şeftalinin üzerindeki kırmızı renk, meyvenin mutlaka olgun ve tatlı olduğu anlamına gelmiyor. Kırmızılık, meyvenin çeşidine ve güneş gören yüzeyine göre değişebiliyor.
Şeftali seçerken kırmızı alanlardan çok meyvenin temel zemin rengine bakılmalı. Yeşil tonların azalması, sarı veya krem rengin belirginleşmesi olgunluğa ilişkin daha güçlü bir işaret olabilir.
Hemen tüketilecek şeftaliler hafif yumuşak, hoş kokulu ve eziksiz seçilmeli. Birkaç gün sonra tüketilecek ürünlerde ise biraz daha sert olanlar tercih edilebilir. Şeftali, hasattan sonra yumuşamaya ve belirli ölçüde olgunlaşmaya devam edebilen meyveler arasında bulunuyor.
Aşırı yumuşak, kabuğu buruşmuş, su salmaya başlamış veya ekşimsi koku taşıyan şeftaliler satın alınmamalı.
Üzüm alırken sapını kontrol edin
Üzümün tazeliği hakkında en belirgin ipuçlarından biri sap bölümünde görülüyor. Taze üzümün sapları genellikle canlı, esnek ve yeşile yakın bir görünüm taşıyor. Uzun süre beklemiş üzümlerde ise saplar kahverengileşerek kuruyabiliyor.
Tanelerin dolgun, diri ve salkıma sıkıca bağlı olması tercih edilmeli. Dokunulduğunda çok sayıda tanenin dökülmesi, üzümün beklemiş olabileceğini gösterebilir.
Üzüm tanelerinin üzerinde görülen ince, beyazımsı ve pudraya benzeyen doğal tabaka tek başına küf belirtisi değildir. Ancak pamuksu bir yapı, kötü koku, akıntı veya çürüme görülüyorsa ürün alınmamalı.
Üzüm de karpuz gibi toplandıktan sonra belirgin biçimde tatlanmaya devam etmiyor. Bu nedenle çok ekşi veya olgunlaşmamış üzümün evde bekletilerek tatlanması beklenmemeli.
İnciri uzun süre bekletmeyin
İncir, ince kabuğu ve yumuşak yapısı nedeniyle yaz meyveleri arasında en hızlı zarar görebilen ürünlerden biri. Bu nedenle incir alınırken kısa sürede tüketilecek miktar tercih edilmeli.
Olgun incir hafif yumuşak olabilir ancak dokunulduğunda dağılmamalı. Meyvenin sapı sağlam olmalı; yüzeyinde küf, akıntı, geniş ezikler veya ekşi koku bulunmamalı.
İncirin kabuğunda çeşidine ve olgunluk seviyesine bağlı olarak küçük çatlaklar görülebilir. Ancak çatlak çevresinde bozulma, koyu renkli akıntı veya kötü koku varsa ürün tercih edilmemeli.
Satın alınan incirler ezilmeyecek şekilde tek sıra hâlinde veya geniş bir kapta buzdolabında saklanmalı ve mümkün olduğunca kısa sürede tüketilmeli.

Erikteki beyaz tabaka her zaman bozulma belirtisi değil
Erik seçerken meyvenin diri, dolgun ve kabuğunun hasarsız olmasına dikkat edilmeli. Eriklerin üzerinde görülen ince ve homojen beyazımsı tabaka, meyvenin kendi oluşturduğu doğal koruyucu yüzey olabilir.
Ancak beyazlık pamuksu, düzensiz veya kötü kokuluysa küf ihtimali göz önünde bulundurulmalı.
Sert erikler genellikle daha ekşi olurken hafif yumuşamış erikler daha olgun olabilir. Buna karşılık aşırı yumuşak, su salan veya kabuğu belirgin şekilde buruşmuş ürünlerden kaçınılmalı.

Nektarin alırken yüzeyindeki eziklere dikkat
Nektarin seçiminde meyvenin kabuğunun düzgün, parlak ve eziksiz olması önemli. Şeftalide olduğu gibi yalnızca kırmızı renge bakılarak karar verilmemeli.
Hemen tüketilecek nektarin hafif yumuşak olabilir. Sert nektarinler ise oda sıcaklığında bir süre bekletilerek yumuşatılabilir. Ancak yeşil zemin rengi çok belirgin olan ürünlerin yeterince olgunlaşmamış olabileceği unutulmamalı.
Meyvenin sap çevresinde çürüme, koyu renkli yumuşak alanlar veya ekşi koku bulunması bozulma işareti olabilir.
Meyveleri eve gelir gelmez yıkamak doğru mu?
Gıda mühendisleri, yıkanan meyvelerin yüzeyinde nem bırakılması hâlinde bozulmanın hızlanabileceğine dikkat çekiyor. Özellikle üzüm, incir, erik ve şeftali gibi hassas meyvelerin uzun süre saklanacaksa kuru şekilde buzdolabına yerleştirilmesi, tüketilmeden hemen önce yıkanması öneriliyor.
Meyveler yenmeden veya kesilmeden önce temiz akan suyun altında iyice yıkanmalı. Kabuğu tüketilmeyen karpuz ve kavun gibi meyvelerin de kesilmeden önce dış yüzeyi temizlenmeli. Çünkü kabuktaki kir ve mikroorganizmalar bıçak aracılığıyla meyvenin iç bölümüne taşınabilir.
Tarım ve Orman Bakanlığının gıda güvenliği önerilerinde meyve ve sebzelerin sabun, çamaşır suyu veya deterjan kullanılmadan iyice yıkanması gerektiği belirtiliyor. Sert kabuklu ürünlerde temiz bir sebze fırçası kullanılabilir.
Kesilmiş karpuz ve kavun açıkta bırakılmamalı
Karpuz ve kavun kesildikten sonra oda sıcaklığında uzun süre bekletilmemeli. Kesilmiş ürünler temiz ve kapalı bir kaba alınarak buzdolabında muhafaza edilmeli.
Marketten hazır kesilmiş karpuz veya kavun alınacaksa ürünün soğuk ortamda tutulduğundan, ambalajının zarar görmediğinden ve yüzeyinde kuruma, kötü koku veya renk değişikliği bulunmadığından emin olunmalı.
Kesme işlemi sırasında kullanılan bıçak, kesme tahtası ve ellerin temiz olması da çapraz bulaşma riskini azaltmak açısından önem taşıyor.
Diyetisyenlerden porsiyon uyarısı
Diyetisyenler, yaz meyvelerinin su, vitamin ve mineral içeriğiyle dengeli beslenmenin önemli bir parçası olduğunu ancak sınırsız tüketilmemesi gerektiğini belirtiyor.
Özellikle kan şekeri takibi yapan kişilerin karpuz, kavun, üzüm ve incir gibi meyveleri tüketirken porsiyon miktarına dikkat etmesi gerekiyor. Meyve tüketim miktarının kişinin yaşı, sağlık durumu, günlük hareket düzeyi ve beslenme programına göre değişebileceği ifade ediliyor.
Herhangi bir hastalığı veya özel beslenme programı bulunan kişilerin genel öneriler yerine kendi doktoru ya da diyetisyeninin tavsiyesini uygulaması önem taşıyor.
Meyve seçerken 7 temel kurala dikkat
Mersin’de pazar, manav veya marketten yaz meyvesi alırken şu noktalara dikkat edilmesi öneriliyor:
- Meyvenin üzerinde küf, kötü koku ve akıntı bulunmamalı.
- Aynı büyüklükteki ürünlerde ağırlık karşılaştırması yapılmalı.
- Sapların kuru, çürümüş veya küflenmiş olup olmadığı kontrol edilmeli.
- Yalnızca renge veya parlaklığa bakılarak karar verilmemeli.
- Hemen tüketilmeyecek meyveler aşırı olgun seçilmemeli.
- Ezilmiş veya çürümeye başlamış ürünler diğer meyvelerden ayrılmalı.
- Meyveler tüketilmeden önce akan temiz suyla yıkanmalı, sabun veya deterjan kullanılmamalı.
Uzmanlara göre yaz meyvesi seçiminde tek bir işarete güvenmek yerine görünüm, koku, ağırlık, sertlik ve sap durumu birlikte değerlendirilmeli. Küçük ayrıntılara dikkat edilmesi, hem daha lezzetli ürünlerin seçilmesini hem de alınan meyvelerin çöpe gitmesinin önlenmesini sağlayabilir.

