MESKi Genel Kurulu Toplantısında gündem dışı maddelerde söz alan Akdeniz Belediye Başkanı Mustafa Gültak, alternatif düzenledikleri 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kutlamasında yaptığı konuşmasında Mersin’in vizyonunu unutup, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ‘Türkiye Yüzyılı’ vizyonunu eleştiren Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer’e tepki gösterdi. Seçer’in siyasi emeller uğruna maksadını aşan konuşmalar yaptığını dile getiren Gültak, “Savunma sanayimizi vizyonsuz bulan Sayın Seçer’in vizyonu terör örgütüne hizmet etmek, terör sevicileri belediyeye doldurmak mıdır? Kafalar değişince her şeyin değiştiğini savunan zihniyetin temelinde bu acı gerçek yatmaktadır. PKK’ya terör örgütü diyemeyen HDP’li Büyükşehir Meclis üyesinin, devletin valisini, baş savcısını organize suç örgütü ilan etmesine ses çıkarmayan, terör örgütünün değirmenine su taşıyan bu zihniyeti yüce Türk milletine şikayet ediyorum. PKK VE FETÖ terör örgütüne destek maiyetindeki bu açıklamalarıyla terör örgütüne cesaret veren bu anlayışı Türk milleti adına kınamaktayım. Valimiz önderliğinde tüm kent protokolünün 29 Ekim Cumhuriyet Bayramını kutlarken alternatif Cumhuriyet Bayramını kutlamak ne anlama gelmektedir. Parti binanızın önünde kutlayın. Alternatif kutlamanın tek bir açıklaması vardır devlete baş kaldırı ve isyandır” dedi.
MESKİ Genel Kurulunda konuşan Başkan Gültak, Vahap Seçer’in 29 Ekim’deki açılmalarına tepki gösterdi. “Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Vahap Seçer, Dünya liderimiz, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın açıkladığı “Türkiye Yüzyılı Vizyonunu” eleştirmiş” diyen Gültak, açıklamasını şöyle sürdürdü:
Bu eleştirisini de özellikle bugün dünya devlerinin dahi hayran kaldığı, hain terör örgütü PKK’nın korkulu rüyası haline gelen İHA ve SİHA gibi tamamen yerli üretim olan geleceğin savunma teknolojisi üzerinden kurmuştur. Bu aklı, bu bakışı açısını, bir nevi terörü destekleyen bu zihniyeti anlamak kesinlikle mümkün değildir.
Unutulmamalıdır ki Cumhuriyet; her türlü yokluğa rağmen işgal ordularına karşı topla, tüfekle direnen ve bu toprakları bizlere vatan yapmak için toprağa düşen şehitlerle savaşılarak kazanılmıştır. Dünya devlerinin de gıpta ile izlediği, hayran kaldığı ve siparişler verdiği İHA ve SİHA gibi savunma teknolojimizi eleştirmek nasıl bir bakış açısıdır, kimlere hizmet etmektir anlamak mümkün değil. Bugün terör örgütünün korkulu rüyası haline gelen savunma teknolojimizi eleştiren Sayın Seçer’in terör örgütünü destekleyen, arka çıkan bu açıklamasını şiddetle kınıyorum. Sayın Seçer’e, siyasi amaçları uğruna yaşadığı bu akıl tutulmasından bir an önce kurtulmasını tavsiye ediyorum. Zira “kafalar değişince çok şey değişti” diyenler, göreve gelir gelmez 3 bin 500 insanı işten çıkarıp ekmeğiyle oynamıştır. İşten çıkarılan bu insanların yerlerine de terörle alakalı oldukları tespit edilerek tutuklanan birçok kişi işe alınmıştır. Bu bir gerçektir. “Kafalar değişince çok şey değişti” diyenlerin üst düzey bürokratları, terör suçlamasıyla gözaltına alınıp tutuklanmıştır. Görevlendirdiği basın danışmanı, terör örgütünün propagandasını yapan filmin yönetmeni çıkmıştır. Mersin’in geldiği durum ne yazık ki budur. Unutulmamalıdır ki dost ve kardeş ülke Azerbeycan, kendisine saldıran Ermenistan askerlerine karşı tamamen Türkiye Cumhuriyeti’nin ürettiği SİHA’lar ile karşılık vermiş ve Ermenistan zulmü sona ermiş, Karabağ Azerbaycan topraklarına katılmıştır. Bugün Suriye sınırından yüzlerce teröristin ülkemize sızması İHA’lar ve SİHA’larımız sayesinde engellenmektedir. Milli ve yerli teknoloji ile güçlü ve bağımsız savunma sanayi, günümüzde bütün uluslar için hayati bir önem taşımaktadır. Tam bağımsız, güçlü ve müreffeh Türkiye’nin tek yolu da tamamen milli teknoloji hamlesinden geçmektedir. Evet; Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün; “Yurtta Sulh, Cihanda Sulh” sözü ve ilkesi çok kıymetlidir. Ve yine; “Savaş; zaruri ve hayati olmalıdır. Milletin hayatı tehlikeye maruz kalmadıkça savaş bir cinayettir” sözü de çok anlamlıdır. Türkiye Cumhuriyeti; Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Silah Arkadaşları ile birlikte, her türlü yokluğa ve yoksulluğa rağmen onlara gönülden inanan Anadolu insanının, atalarımızın inanç, azim ve kararlılığının yanı sıra, eldeki topla ve tüfekle, iman gücü ile kurulmuştur. Özellikle son 20 yılda gerçekleştirdiği atılımlar sayesinde çok sayıda ‘ilk’e imza atan savunma sanayimiz; kara, deniz ve hava sistemlerinde ortaya koyduğu ürünlerin yanı sıra, alt sistemlerde de elde ettiği sonuçlarla, sadece yurt içinde değil dünya genelinde son derece başarılı bir noktaya ulaşmıştır. Gurur duyuyoruz! Şanlı ordumuzun ve her yönüyle savunma teknolojimizin, dosta güven, düşmana korku verdiği kaçınılmaz bir gerçektir. Sınır güvenliğimizi sağlayan, karakollarımıza terör saldırılarını engelleyen, teröristlere korku salan İHA ve SİHA’larımızın ülkemizde terörle mücadelede ne kadar etkin olduğu açıkça bilinmektedir. Hal böyle iken Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı’nın bu sözlerini nereye koyacağız? Merak ediyorum? Bugün, onlarca şehit haberinin gelmemesini sağlayan, geçmişte haince gerçekleştirilen karakol saldırılarını engelleyen en önemli savunma silahımız İHA ve SİHA’lardır. Bu teknolojimizi eleştiren zihniyet, tamamen terör örgütüne destek veren zihniyetle aynıdır.
Ayrıca Tutuklanan Türk Tabipler Birliği Başkanı’nın Şanlı Türk Ordumuzun kimyasal silah kullanıldığı yalanı ve iftirası üzerinden saldıran zihniyet ile Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı’nın bu sözleri tamamen aynı zihniyetin ürünüdür.”
“Cumhuriyet savaşla, şehir verilerek, kan dökülerek kazanılmıştır”
Cumhuriyetin savaşla, şehit verilerek ve kan dökülerek kazanıldığını vurgulayan Gültak, “Sayın Seçer’in yaptığı açıklama, bu gerçekliği de inkâr anlamına gelmektedir. Atalarımız; ‘iki düşün, bir söyle’ demiştir. Bu nedenle siyasetçiler, devlet adamları ve bir kenti yönetme iddiası taşıyanlar başta olmak üzere kişiler; söyleyecekleri sözleri önce iyice tartmalı, siyasi emelleri uğruna maksadını aşan ifadelerden kaçınmalıdır. Şimdi soruyorum, Savunma sanayimizi vizyonsuz bulan Sayın Seçer’in vizyonu terör örgütüne hizmet etmek, terör sevicileri belediyeye doldurmak mıdır? Kafalar değişince her şeyin değiştiğini savunan zihniyetin temelinde bu acı gerçek mi yatmaktadır?
PKK’ya terör örgütü diyemeyen, HDP’li bir Büyükşehir meclis üyesinin Devletin valisini, başsavcısını, emniyet müdürünü organize suç örgütü ilan etmesine ses çıkaramayan, Terör örgütlerinin değirmenine su taşıyan bu zihniyeti Yüce Türk Milletine şikâyet ediyorum. Ve maalesef ki, Akdeniz Belediye Meclisi’nde İstiklal Marşı okumayan HDP’li meclis üyelerine tepki gösteremeyen ve yine PKK’ya terör örgütüdür diyemeyen CHP’nin benzer zihniyetini bugün Büyükşehir Belediyesinde yaşamanın derin üzüntüsünü çekiyorum! PKK ve FETÖ terör örgütüne destek mahiyetindeki bu açıklamaları ile teröristlere cesaret veren bu anlayışı da Türk Milleti adına kınıyorum.
Son olarak, Valimiz önderliğinde tüm kent protokolü 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nı kutlarken, alternatif Cumhuriyet Bayramı kutlamak ne anlama gelmektedir? Bunun tek bir açıklaması olabilir; Devlete başkaldırı ve isyandır! Bu nedenle Büyükşehir Belediye Başkanı’nın Savunma sanayimizi eleştiren ve terörü destekleyen son açıklamasını tesadüf bulmuyorum” dedi.
