DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Mersin Milletvekili Mehmet Emin Ekmen, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında artan maliyetler nedeniyle ayakta kalmakta zorlanan nakliyecilerin, Sanlıca ve Yeşilovacık’ta çevre ve tarım dengesini tehdit eden projelere karşı yükselen itirazların ve afetlerin vurduğu üreticinin yüksek TARSİM primleri nedeniyle yaşadığı mağduriyetin artık görmezden gelinemeyeceğini söyledi.
Mersin Milletvekili Mehmet Emin Ekmen, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde düzenlediği basın toplantısında, kentte saha çalışmaları sırasında edindiği gözlemler üzerinden Mersin’in birikmiş sorunlarını yeniden gündeme taşıdı. Nakliyecilerin artan maliyetler altında ezildiğini, çevreyi ve tarımsal üretimi tehdit eden projelere karşı yurttaşların sesinin duyulması gerektiğini, üreticinin ise afetler ve yüksek sigorta maliyetleri karşısında korunamadığını belirten Ekmen, ilgili bakanlıklara çözüm çağrısında bulundu.
Nakliyeciler ayakta kalma mücadelesi veriyor
Mersin Nakliyeciler Sitesi’nde şoför esnafıyla bir araya geldiğini belirten Ekmen, özellikle küçük ölçekli taşımacılık yapan aile işletmelerinin ağır ekonomik baskı altında olduğunu söyledi. Şoför esnafının Bağ-Kur primlerini ödemekte zorlandığını, mazot, lastik ve yedek parça fiyatlarındaki artışın maliyetleri katladığını, yüksek geçiş ücretlerinin ise kazancı ciddi biçimde erittiğini ifade eden Ekmen, sektörün iflas riskiyle karşı karşıya bulunduğunu dile getirdi.
Nakliyeci denildiğinde yalnızca büyük lojistik firmalarının anlaşılmaması gerektiğini vurgulayan Ekmen, tüm birikimini bir kamyon ya da tıra yatırarak geçimini sağlamaya çalışan küçük esnafın korunmasının zorunlu hale geldiğini söyledi. Trafik cezalarındaki artışların da sektörde yeni bir baskı oluşturduğunu belirten Ekmen, K belgesi ve psikoteknik gibi zorunlu belgelerde harç indirimi yapılması ve kilometre ile tonaj bazlı taban fiyat uygulamasının hayata geçirilmesi gerektiğini kaydetti. Bu taleplerin Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ile Ticaret Bakanlığı nezdinde dikkate alınması çağrısında bulundu.
Sanlıca ve Yeşilovacık için çevre uyarısı
Ekmen, açıklamasında Tarsus’un Sanlıca bölgesinde planlanan çimento fabrikası ile Yeşilovacık’ta gündeme gelen sanayi ve atık depolama tesislerine ilişkin çevresel kaygıları da gündeme taşıdı. Sanlıca’daki projenin çok sayıda köyü doğrudan etkileyeceğine dikkat çeken Ekmen, tarımsal üretimin her geçen gün daha kritik hale geldiği bir dönemde verimli araziler üzerinde yeni baskı oluşturacak yatırımların ciddi endişe yarattığını söyledi.
Tarsus’un son yıllarda büyük projeler nedeniyle önemli ölçüde tarım arazisi kaybı yaşadığını ifade eden Ekmen, kalan verimli alanların da benzer girişimlerle zarar görmemesi gerektiğini belirtti. Ekmen’in 26 Mart 2026 tarihli TBMM Genel Kurulu kayıtlarında da Sanlıca ve Yeşilovacık başlıklarını gündeme getirdiği görülüyor.
Yeşilovacık’taki çevresel risklere de dikkat çeken Ekmen, bölgenin zeytinlikleri, orman dokusu, arıcılık faaliyetleri ve turizm potansiyeliyle korunması gereken çok kıymetli bir alan olduğunu söyledi. Şişecam tarafından planlanan maden atık depolama tesisiyle ilgili 26 Şubat’ta Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na soru önergesi verdiğini hatırlatan Ekmen, aradan geçen sürede yanıt verilmemesini eleştirerek, yurttaşların itiraz ve taleplerinin mutlaka dikkate alınması gerektiğini vurguladı.
Üretici afetle, primle ve belirsizlikle baş başa
Tarım alanındaki sorunlara da değinen Ekmen, Mersin’in geçen yıl don, kuraklık ve fırtına gibi afetler nedeniyle ciddi rekolte kayıpları yaşadığını söyledi. Bu yıl da aşırı hava olayları ve su yönetimindeki eksiklikler nedeniyle Silifke, Erdemli ve Tarsus’ta çok sayıda sera ile kapalı üretim alanının zarar gördüğünü, binlerce dönüm tarım arazisinin kullanılamaz hale geldiğini ifade etti.
Üreticinin bu süreçte yalnız bırakıldığını savunan Ekmen, zarar gören alanların önemli bir bölümünün ya yüksek primler nedeniyle TARSİM kapsamına alınamadığını ya da çeşitli gerekçelerle ödeme alamadığını belirtti. TARSİM primlerinin makul seviyelere çekilmesi gerektiğini kaydeden Ekmen, sigorta kapsamı dışında kalan çiftçiler için karayollarındaki zorunlu güvence hesabına benzer bir destek mekanizmasının oluşturulmasının artık ertelenemez bir ihtiyaç haline geldiğini söyledi. Türkiye’nin tarımsal üretiminde önemli bir yere sahip olan Mersin’de yaşanan bu sorunların acil çözüm beklediğini dile getirdi.

