• Yasemin Toklucu
  • 25.5.2021 - 01:17
  • yasemintoklucu@gmail.com

HERKES GİDER MERSİN'E, SEÇER GİDER TERSİNE!

Hayaldi, gerçek oldu... 

Ne çok severiz bu başlığı attığımız haberleri.  

Hayal gibi projelerin hayata geçirilmesi, biz gazetecilerin yazmaktan en keyif aldığı haberlerin başında gelir. 

Çünkü çok isteriz hayal projeler gerçek olsun, mega işler ortaya çıksın.  

Şehir, ülke kalkınsın.  

Bize de yazacak, çizecek malzeme çıksın.  

Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Vahap Seçer'in de var bir hayali. 

Mersin için, Mersinli için çok güzel bir hayal; METRO... 

Ne de yakışır Mersin'e... 

Hayal güzel güzel olmasına, kente yakışır yakışmasına ama ne yazık ki bazı hayaller vardır, hayalden öteye gidemez. Gitmemeli. İşte bu da öyle bir hayal!.. 

Neden mi? 

Kent dinamiklerinin, STK'ların, üniversitelerin dahil edilmediği, vatandaşın fikrinin alınmadığı, bilimsel verilere dayanmayan, "Ben yapıyorum olacak" mantığıyla hazırlanan bir proje çünkü.  

Başkan tıkamış kulağını, hayalini gerçekleştirme derdine düşmüş.  

İhalede 3-5 milyar dolarlar havada uçuşuyor. 

Para var mı yok, borç var mı çok. 

Ama başkan hayalinin peşinde. 

Kentin 30-40 yılı ipotek altına alınmış, umurunda mı? Değil. 

Akdeniz Belediye Başkanı Mustafa Gültak'ın umurunda ama... 

Sayın Gültak plansız, programsız, bilimsel verilere dayanmayan bu projenin tekrardan gözden geçirilmesi gerektiğini bıkmadan, usanmadan her platformda dile getiriyor.  

Dün yapılan Büyükşehir Belediye Meclisi'nde bir kez daha konuya parmak basarak, tarihe not düştü Başkan Gültak. 

Mersin'de Metro Projesi'nin bilimsel verilerle örtüşmediğine değindi.  

Dünya istatistiklerine bakıldığında Sayın Gültak, oldukça haklı. 

İstatistiklere göre Metro için ulaşımda tek yön saat pik yaptığında en az 32 bin yolcu taşınması gerekiyor, Mersin'de öngörülen yolcu sayısı ise 18 bin 574. 

Rakamlar göz önünde bulundurulduğunda ise Mersin'e en uygun proje hafif raylı sistem, tramvay ya da metrobüs olarak görünüyor. 

Hem de Metro'ya göre devede kulak maliyetlerle!... 

Daha az sürede, daha az mağduriyetle.  

Konuşmasında Adana'nın 20 yılda yaptığı Metro projesini 20 yıldır ödeyemediğini, bir 20 yıl daha ödemeye devam edeceğini de anımsatan Gültak Başkan Mersinlinin duyuramadığı ses oldu ve kentin 30-40 yılının ipotek altına alınmasını istemediğini resmen haykırdı!.. 

Duyan oldu mu?  

İşte o konuda pek emin değilim!... 

Başkan Gültak konuyla ilgili çok güzel bir öneri de getirdi Meclise.  

Metro Projesi'nin bilimsel çalışmaya açılmasını talep etti.  

Bu konudaki tüm uzmanlarla, STK'larla, üniversitelerle çalışma yapılarak, Mersin'in ulaşım sorunu için en doğru projenin belirlenmesini istedi ve ekledi; "Biz sizinle beraber yürümeye gerekirse Ankara'ya gitmeye, bu proje ile ilgili hazırız. Ama en doğru projeyi bulalım." 

Başkan Gültak'ın önerisi takdiri şayan.  

Kulak asan var mı?  

Ne yazık ki yok.  

Keşke bir kulak kabartılsa!... Mersin için en doğru proje belirlense.  

Başkan'ın hayalinin peşinden değil de, bilimsel verilere dayalı rantabl olan proje belirlenip, uygulansa. 

Ama nerdeeeeee!.. 

Başkan Seçer anca; "Cumhuriyet tarihinin en büyük projesini yapıyoruz" diye övünedursun.  

Projenin rantabl olması umurunda bile değil.  

Dedik ya, var bir hayali.  

Hangi parayla yapacağı, ne kadar faiz ödeyeceği, Mersin'i kaç yıl borç batağına sokacağı ise tam bir muamma.  

Projeyle ilgili finansman arayışının devam ettiğini belirtiyor Sayın Seçer ve ekliyor, "Mersin'i borç altına sokamam. Benim kemiğimi kemirecek adamın dişini sökerim. Projeyi yapmam, iptal ederim."  

Sayın Başkan; Metro Projesi'nde ısrar etmeniz halinde bir kemik kemirileceği aşikâr.  

Ama bu kemiğin sizin değil de Mersinli vatandaşların iliği kemiği olacağı bariz ortadadır.  

Gelin Gültak Başkanın önerisini dikkate alın! 

Varsın hayaliniz gerçekleşmeyiversin 

Mersin için en doğru proje belirlenip, yapılsın.  

Belki Cumhuriyet tarihinin en büyük projesi olmaz ama Mersin için en iyisi olur.  

Varın siz bunu bir düşünün!... 

  1. Sn. Yasemin Toklucu; Şimdi kısaca ve tabii ki sırası gelmişken, körü körüne peşlerinden koşup, işledikleri her suçla, yaptıkları her ihaneti destekleyerek ortak olduğunuz AKPnin (marifetlerini), yani Türkiyeye, dolayısıyla da hepimize yaptığı kötülükleri kısaca hatırlayalım; LÜTFEN Üşenmeyip sonuna kadar OKUYUN. ÇÜNKÜ SİZİ de İLGİLENDİRİYOR!... Ülkeyi 19 yıldır tek başına yönetmesine rağmen sürekli Muhalefeti suçlayıp, Türkiyeyi yaşanmaz hale getiren de, her gün şehit vermemize neden olan da, 10 Milyon işsiz ve 20 Milyonun üzerinde Yoksul yaratıp, halkın büyük bir çoğunluğunu temel gıda maddesi kırmızı ETe bile hasret bırakan da, Emekli ve Asgari ücretliyi açlığa mahkum eden de, Tarım ve Hayvancılığı yok edip, Samanı bile ithal eden de, bize Habur, Dolmabahçe ve Oslo rezaletini yaşatan, çözüm süreci adı altında bölücü PKK ve destekçileriyle ülkenin bölünmesi anlamına gelen Özerkliği görüşen, yine çözüm süreci içinde PKKlı İtlerin silahlanıp, şehirlere bombalı tuzaklar kurmasına göz yuman, Hain FETÖ darbecilerini devletin en önemli kurumlarına yerleştirip, beraber yürüdük biz bu yollarda şarkısını söyleyen, bunların işledikleri tüm suçlara göz yuman, ne istediler de vermedik, biz bu davanın savcısıyız diyen de, tabelalarda T.Cyi kaldırıp, Eğitimi Orta Çağ karanlığı seviyesine getiren de, Dini kötü emellerine ulaşmak için kullanıp, Allahla kandıran, vatandaşlar arasında ayrımcılık ve mezhepçilik yapan da, Laik Cumhuriyetin 80 yıllık milli kazanımlarını yabancılara peşkeş çekip satan da, İstiklal marşımızı bile değiştirmek isteyen de, Şeker Fabrikalarını, son olarak da Tank-Palet Fabrikasını tüm ikazlara rağmen satan, sürekli İleri Demokrasiden söz edip, sonra da Halkın bilmesi gereken gerçekleri yazdıkları için Gazetecileri hapse atan da, 5 Milyon Suriyeliyi ülkemizin başına bela edip, onlar için 40 Milyar Dolar harcayan da, seçimlerde trafolara kedileri (!) sokup, Elektriği kestiren de, Referandum da, yürürlükte olan yasaya göre, mühürlü olmadıklarından, resmi Belge sayılamayacak mühürsüz Oyları geçerli saydıran da, mükerrer Oy kullanılmasının önüne geçmek için kullanılan parmak boyasını kaldırıp, hilelere yol açan da, Cumhuriyetin kurucusu ve ülkemizin kurtarıcısı Atatürke düşmanlık besleyen de, sessiz sedasız Yunanistana kaptırılan 18 adamızın silahlandırılmasına, askerlerimizin başına çuval geçirilmesine göz yuman da AKPdir. Yani AKPnin sadece adı ak, kendisi .oktur. Şimdi soruyorum; Böyle bir partinin değil yeni vaatlerde bulunmaya, seçime girmeye bile hakkı var mı, elbette yok, olamaz da!.. Kul Hakkı yemek dahil, tüm bu İhanet suçlarını işleyip, sürekli yalan söyleyerek Halkını kandıran AKPye inanıp, güvenmemiz için tek bir geçerli neden var mı?...Tabii ki HAYIR!..

  1. Bu yöneticiler nede meraklı milleti canlı canlı yerin altına itmeye oysa yerin altına ölüler gömülür aklı evvel yöneticiler ise aklı fikri yerin altinda hicmi başka çözüm yok var ama onlarin derdi baska metro alt gecit sizlerin hic baska isiniz yokmu sayin baskan yayla sezonu basladi tomuk hacialani yolucok acil bakima iyilestirmye ihtiyac var amma hic bir calisma yok 3..cu yılına gelen seçer bu yolda zoraki yama birde ne ise yaradığı belli olmayan çizgi yaptınız bu yolun yayla caddesi olarak bilinen kısmı mahalle içinden geçiyor çok sıkıntı var yolu genişletip bazı virajları düzelmesi gerekli bol keseden atıp tutan partililer iş yapmaya gelince ortada yoklar böyle siyasetçi ler olmasınlar daha eyi....

Yorum Bırak

Bilgilendirme : E-Posta Adresiniz Sitede Gözükmez.